Zenginlik veya fakirlik, kime göre neye göre?
Sahip olduğumuz şeyler ufkumuzu açan şeyler mi yoksa bizleri doyumsuz hale getiren parçalar mı?
Zengin olan insan sahip oldukları ya da olabildikleri sayesinde mi zengindir? Her zengin olan mutlu mudur ya da ?
Fakir diye nitelendirilenler temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için mi bu sıfatta? Ya da karşılasa bile yine de bu statü de mi kalır?
Çok fazla soru olduğunun farkındayım evet ama kastettiğim şey şu;
Elimizdeki para olarak nitelendirdiğimiz satın alma gücü arttıkça yapabildiklerimizin sınırı genişliyor evet; ama bir yerden sonra doyumsuz bir kişiye de dönüşebiliyoruz. Yani normalde aklımıza gelmeyecek hatta istemeyeceğimiz şeyler "Şunu da mı yapsam ,bunu da mı alsam ,onu da mı denesem?" gibi kalıplara girmeye başlıyor. Varlığından haberdar olmayacağımız şeyleri belki ister duruma geliyoruz ve resmen ödül reseptör ilişkisi ile hayatımızı yönlendirmeye başlıyoruz. Bir yerden sonra her şeyi kolayca yapabilme durumu eskisi kadar zevk vermeyebiliyor.
Tam tersini düşünürsek hayati ihtiyaçlarımız ve hobilerimizi karşılayabildiğimiz bir konumda farkında olmadığımız şeyler bizi zengin birine göre fakir mi yapar yoksa bu durumda mutlu bir hayat sürmemiz bizi bu kümelerin dışına mı iter?
İhtiyaçlar mı hayatımızı yönlendiriyor yoksa elimizdeki satın alma gücümü belki de hiç olmayacak yeni ihtiyaçlar doğuruyor?
Asıl zenginlik mutluluk ve kendi kendine yetebilme durumu mu yoksa sayısız item arasında olmasına rağmen depresif vaziyette olanlar mı?
Kendi yorumumu katmam gerekirse ben ilkini seçiyorum sanırım, yani hayattan zevk alabilmek ve kendi kendime yetebilmek beni zengin kılar. Fakat ara sıra diğerlerine de kaymıyor değilim.Çelişkili durumlarda bugün diyorum ve yazıyı sonlandırıyorum, biraz da siz kendinizi yorumlayabilesiniz diye..
~Şişedeki son schrup damlası bildirdi.
Yorumlar
Yorum Gönder