Zenginlik veya fakirlik, kime göre neye göre? Sahip olduğumuz şeyler ufkumuzu açan şeyler mi yoksa bizleri doyumsuz hale getiren parçalar mı? Zengin olan insan sahip oldukları ya da olabildikleri sayesinde mi zengindir? Her zengin olan mutlu mudur ya da ? Fakir diye nitelendirilenler temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için mi bu sıfatta? Ya da karşılasa bile yine de bu statü de mi kalır? Çok fazla soru olduğunun farkındayım evet ama kastettiğim şey şu; Elimizdeki para olarak nitelendirdiğimiz satın alma gücü arttıkça yapabildiklerimizin sınırı genişliyor evet; ama bir yerden sonra doyumsuz bir kişiye de dönüşebiliyoruz. Yani normalde aklımıza gelmeyecek hatta istemeyeceğimiz şeyler "Şunu da mı yapsam ,bunu da mı alsam ,onu da mı denesem?" gibi kalıplara girmeye başlıyor. Varlığından haberdar olmayacağımız şeyleri belki ister duruma geliyoruz ve resmen ödül reseptör ilişkisi ile hayatımızı yönlendirmeye başlıyoruz. Bir yerden sonra her şeyi kolayca yapabilme durumu eskisi k...
Pişmanlık mı tecrübe mi? Bir şeyler yaşanıyor,bir kaç laf ediliyor,kalpler kırılıyor ,güzel seviliyor hepsi geçmişte bir yerde kendine yer ediniyor. Bazıları için iyi ki ,bazıları içinse keşke deniyor. Halbuki "geçmiş"; ikisi için de ortak payda.Peki neydi onları bu kadar farklı kılan? İyi ki diye başlayan bir cümle sadece tecrübeyi mi içerir,ya da iyi ki diye başlayan pişmanlıklar da olur mu.Başındaki tamlama pişmanlığa rağmen onu yine de tecrübeye mi dönüştürür? Kişinin hayattan beklentileri ve bakış açısı sanırsam .Ya da cahilliğinin bir yansıması.İyi ki dediğin bir şeyin bile bir saniye sonrasında keşkeye dönüşmeyeceğini nereden bilebilirsin ki? Etiketler sadece internette değil hayatımızda da var. Her şeyi belli bir kalıba sokma alışkanlığı sadece at gözlüklerimizi biraz daha sıkmaktan başka bir şeye yaramıyor .Dar bir açıdan baktığımız hayatı daha iyi görmek için dere tepe düz gidiyoruz,zirvelere çıkmaya çalışıyoruz,ilgi odağından kendimize yer ayırıyoruz ,halbuki sade...